Komik Videolar,Komiklik,komik video izle,komik video seyret,komik video indir,komik video bak,komik videolar,komik video sitesi,komik video blog,komik yazılar,komik fıkralar,komik ses,komik sesler,komik filmler

komik resimler,komik videolar,komik fıkralar,ilginç videolar,kaza videoları,komik ses kayıtları,flash animasyonlar,Komik İzle,En Komik Videolar,En Sıcak Videolar,Hepsi Bir Arada,Bedava Komik Video İzle,Full Film izle,komiklik

Binbir Gece Dizisi | binbir gece dizisi komik yazılar | binbir gece dizisi komik sesler | binbir gece dizisi komik videolar | binbir gece dizisi resimler |

komik-resim

Binbir Gece Dizisi

1001 GECE



-150 bin dolar,bir gece!Hasta oğlunun tedavisi için.



(3 gün sonra)

-300 bin dolar,bir gece daha!

-İyi de bizim oğlan iyileştiiiii.

-Olsun hastayım sana!



(6 gün sonra)

-800 bin dolar!Another day in Paradise...

-Ya bişey söyliycem,sen gömü falan mı buldun?Abicim manyak mısın nesin?Hasta oğlum iyileşti diyorum sana anlasana.Dışarıda 1000 dolara afet gibi hatunlar var,niye ben ya?Reyting de bir yere kadar...



(12 gün sonra)

-1,2 milyon dolar!2 gün 3 gece tam pansiyon.

-Görüyorum.Bende full as var,ya sende?



(14 gün sonra)

-2.5 milyon dolar;40 gün 40 gece...

-Ya sen en iyisi evlensene benle.Daha ucuza gelir.

-Olmaz bunun havası başka!



(18 gün sonra)

-150 bin dolar...

-Noolmuş 150 bin dolara?

-Şike için Samsunspor'a 150 bin dolar götürdüm ben.

-Bana ne ki?Git Telegol'de anlat bunları.Deli midir nedir?



(1 ay sonra)

-50 bin dolar?Bir saat daha.

-Nooldu?Paralar suyunu mu çekti?İstersen kredi açayım,ne dersin?



(2 ay sonra)

-Bi biskrem versem

binbir gece,binbir gece komik resim,binbirgece komik video,binbir gece komik videolar,binbir gece komik yazılar,binbirgece blog,binbir gece site,binbir gece teklif,binbir gece dizisi,binbirgece şehrazat,| komik şakalar | güzel şakalar | ilginç şakalar | telefon şakaları | telesekreter şakaları | telefon şakaları indir | bedava şakalar |

Komik yazılar,Komik fıkralar,komik hikayeler,komik olaylar,yaşanmış komik hikayeler,yaşanmıs komik olaylar,komik blog,komik blog sitesi,komik site,komik anılar,komik yazı oku,komik olay oku

GÜLME KRİZİNE GİRMEK İSTİYORSANIZ OKUYABİLİRSİNİZ...  
Bir arkadaştan gelen mail, aynel vaki yaşanmış bir hadise, gülmemek için kendinizi çoook zor tutacaksınız :)

***
Bir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor:

"Sene 1965. Bir genel müdürlükte özel kalem müdürü yardımcısıyım.. Bayrama 10 gün var.. Benim müdür hastalandı.. Ben ise işe gireli 2 hafta olmus, olmamış.

Genel Müdür bey beni çağırttı:
- Tebrik kartları hazır mı?.. Şaşırdım:
- Anlamadım! Hangi kartlar efendim?

- Aman evladim, Şükrü Bey sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartları şimdiye kadar hazır olmalıydı.. Tüh tüh.. Eyvah...

- Çabuk hemen hazırlayıverin.
- Emredersiniz efendim! dedim. Ancak sabaha kadar 3 bin kartı nasıl yazacağım?

Genel müdür bey, bütün kartları çini mürekkebiyle ve en güzel yazımla yazmamı istedi. 3 bin karttan 2 bin tanesini kendisinden makamca alt'takilere şu sekilde yazacaktım:

"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"

1.000 tanesi de üst makamdakilere olacaktı ve onlarda da şu ifade yer alacaktı:
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim." Sabaha kadar 3 bin kart, düşünebiliyor musunuz?!?..

Ne yapalım? Çaresiz mecburen kolları sıvadım ve başladım öncelikli 2000 karta:


"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"
...

1, 5, 10, 18, 28, 58, 108, 188, 558.. Yazıyorum, yazıyorum bitmiyor!.. Nasıl sıkıntı bastı bir bilseniz!... 738, 918..

2,5 paket Samsun'u bu arada bitirmişim. Öyle işkence çekiyorum ki, ekmek parası olmasa bırakıp kaçacağım. Sıra 2000. karta geldiğinde şafak söküyordu. Ben de bitmişim ama önümde hala yığınla kart duruyor!

Şimdi de 1.000 tane de üst makamlara yazılması gerekenler var. 4. Paket sigarayla birlikte "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim"e başladım..

Boyuna yazıyorum, göz kapaklarim iyice ağırlaştı, takoz koysam gene de kapanacak.

209, 529, 689.. Yaz babam yaz.. Ama artık kalemi parmaklarımın arasında tutamaz oldum. Ben kaleme değil, kalem bana hakim:

"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
...

Ve bir müddet sonra gerisini nasıl yazmışım hiç hatırlamıyorum:

"Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken.."

"Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim.."

“Sizin, niyazi ile eşiniz birlikte bayramınızı sıhhat dilerim, tebrikle beraber.”

"Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca sıhhatle ederim.."

"Önce bayramınızı başarılı eder, sonra eşinizle Niyazi'ye tebrikli günler dilerim.."

"Sizin de eşinizin de Niyazi'nin de bayramını saygıyla eder, sıhhatli tebrik dilerim.."

“Bayramınız niyazi ile sıhhat bulsun, eşiniz ile birlikte tebrik olsun”

"Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi'ye başarılar diler aynı zamanda ederim.."

"Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi'nin gözlerinden öperim.."

"Sizin de, eşinizin de, Niyazi'nin de, bayramini da, tatilini de, gemlisini de, geçmisini de bayramını beklerim.. Saygiyla tebrik ederken.."

"Önce niyazi bayramı tebrik etsin, yok öyle yağma, ben size ve eşinize sıhhat dilerim sonra"

“Bayram günü eşiniz ve niyaziye dikkat edin, size de daha bayram gelebilir.”

“Niyazi bey bayram günü eşiniz ile birlikte sizi sıhhat ile tebrik etsin”

“Tebrik ederim niyaziyi, eşiniz ile birlikte sizin bayram sabahı sıhhatinizi dilemiş”

Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı: "Aferin" dedi.

"Güzel yazmışsın. Hemen postalayın!" Bizde HEMEN POSTALADIK!..

3 gün sonra da önce bizim genel müdürü, sonra da tahmin ettiğiniz gibi bendenizi postaladılar!..

***

Eveeet, yahu ben bu ara Niyazi'yi merak ettim: Niyazi Nereden çıktı? :))))

İlginç Ölüm Hikayeleri;

komik resim

İlginç Ölüm Hikayeleri

Jake Fen isimli Macar adam, eşini korkutmak için kendini asmış pozu verdi...Eve gelen eş kocasını o
halde görünce bayıldı..Kapıyı açık gören komşu kadın içeri girince iki cesetle karşılaştığını sanıp
evi soydu.Topladıkları ile çıkarken Jake kadına bir tekme attı. Cesedin canlandığını sanan kadın
korkudan öldü..Jake beraat etti..
***

New York'ta 5'inci caddede bir adama araç hafifçe çarptı. Adama bir şey olmamıştı.. Şoförle konuştu
ve kalkacakken olayı gören biri yanına gelerek, kalkmazsa sigortadan para alabileceğini söyleyince
yeniden aracın önüne yattı. Araç sürücüsü ise adamın gittiğini düşünerek gaza bastı ve adam öldü...

***

Bayan Carson Amerika'nın New York kentinde yaşıyordu..Bir gün eğlenmek için cenaze işleri yapan bir
şirketle anlaştı. Şirket eve telefon etti ve bayan Carson'un kalp krizi geçirip öldüğünü söyledi .
Aile hemen koştu. Bu sırada tabutun içinde yatan bayan Carson birden doğruluverdi. Ama kızı o anda
kalp krizi geçirip öldü...
***

Romollo Ribaldo işsizdi. Pisa kentinde oturan 42 yaşındaki bu İtalyan bir gün, tabanca ile intihar
etmeye hazırlandı. Eşi onu engellemek için dil döktü.. Sonunda Romolo ağlamaya başladı ve intihardan
vazgeçip silahını yere fırlattı. Ateş alan tabancadan çıkan mermi eşine isabet etti ve eşi öldü...

Bir Erkeğin Ağzından Laf Böyle Alınır

Kadin: Ben olursem ne yaparsin? Tekrar evlenir misin?

Adam : Hayir. Kesinlikle hayir !!

Kadin: Neden?? Evli olmak hosuna gitmiyor mu!!??

Adam : Oyle demek istemedim. Tabi ki gidiyor.

Kadin: O zaman neden tekrar evlenmezsin ki??

Adam : Tamam. Tamam. Evlenirim.

Kadin: (yuzunde uzgun kirgin bir ifadeyle)Evlenirsin..

Adam : (ne diyecegini bilemez ve azicik kizgin bir iç çeker)

Kadin: Onunla bizim yatagimizda mi yatarsin?

Adam : Baska nerde yatilabilir ki??

Kadin: Benim resimlerimi kaldirip yerlerine onun resimlerini koyar

misin??

Adam : Sanirim bu yapilacak en uygun sey olur.

Kadin: O zaman onun benim ayakkabi koleksiyonumdan

Ayakkabilar giymesine de izin verirsin....??

Adam : Hayir onun ayaklari 37 numara...

Kadin: ......................? !!!

Adam : Haas....s................!!!

35 Dakika Şiiri

Dakika otuzbeş sınavın yarısı eder.
Kabak gibi karşısındayız hocanın
Lise çağımızdaki cevher,
Sağa sola bakmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.


Hoca kağıtları mı topluyor ne var?
Benim mi Allah'ım bu bomboş kağıt?
Ya şu baş üstündeki şaşkın eller?
Ne yapalım, bir diplomalık saltanatımız olacak
Lise çıkışında, sınav yarışında...

Allahtan Erkeğim" dedirtecek 100 şey

1.Pamela Anderson.
2.Filmlerdeki çıplaklık sahnelerinin yıldızları genelde dişidir.
3.Bes günlük bir tatil için minik bir çanta yeterlidir.
4.Spor karsilasmalari.
5.Telefon konusmalariniz maksimum 30 saniyedir.
6.Arkadaslarinizin seks hayatini gözlemlemeniz gerekmez.
7.Tüm konservelerinizi siz açarsiniz.
8.Tuvalet ihtiyacinizi kadinlardan %80 daha hizli ve pratik giderirsiniz.
9.Eski arkadaslariniz kilo almis yada vermis olusunuzla ilgilenmezler.
10.Kuaförde saatler harcamazsiniz.
11.Disilerden %98 daha hizli zap yaparsiniz.
12.Pembe dizilerle zaman kaybetmezsiniz.
13.Poponuz işe alınmanizda asla bir kriter degildir.
14.Tüm orgazmlariniz gerçektir.
15.Tecavüzcüler sizle ilgilenmez.
16.Her yere yaninizda gereksiz seylerle dolu bir çanta götürmek zorunda
kalmazsiniz.
17.Yaslanirsaniz Viagra kullanirsiniz.
18.Tuvalete yardimci bir grup arkadasiniz olmadan gidebilirsiniz.
19.Soyadiniz oldugu gibi kalir.
20.Bir otel yatagini toplanmamis bir sekilde birakabilirsiniz.
21.Kendi yemeginizi öldürebilirsiniz
22.Düsüncesizlikleriniz için ekstra kredi sahibisinizdir.
23.Hiç kimse sizi (onu) yutarken hayal etmez.
24.Tuvaleti silmek zorunda degilsinizdir.
25.10 dakikada tras olup, dus alip hazirlanabilirsiniz.
26.Kendinizi tatmin
etmek için yardimci bir titresimli faktöre ihtiyaç duymazsiniz.
27.Bayan patronlara karsi avantajlisinizdir.
28.Ne kadar çirkin olursaniz olun sizden hoslanan bir karsi cins bulunur.
(bkz. Quassimodo)
29.Dügün planlariyla ilgilenmezsiniz.
30.Biri sizi bir yere davet etmeyi unutursa hala arkadasiniz olabilir.
31.Bir partide sizin kiyafetinizin aynini giyen biriyle tanisirsaniz onunla
hayat boyu arkadas olabilirsiniz.
32.Iç çamasirlariniz pazarda 500.000TLdir.
33.Bilimum güzellik yarismalari.
34.Sizin emrinizde çalisan insanlardan hiçbiri sizi aglatma gücüne sahip
degildir.
35.Boynunuzun altinda kalan hiçbir vücut bölgesini tiras etmezsiniz.
36.Her aksam killi poponun birine arkanizi dönmek zorunda degilsinizdir.
37.Otuz dört yasinda ve hala bekarsaniz kimsenin umurunda olmaz.
38.Adinizi kara sidikle yazabilirsiniz.
39."Uzaga iseme" yarismalarinda tartismasiz bir üstünlük saglarsiniz.
40.Çukulata sadece bir çesit tatlidir, kaçilmasi gereken bir güzel sey degil.
41.Cumhurbaskani olabilirsiniz.
42.Yolcu koltugunda da yolculuklardan zevk alabilirsiziniz.
43.Çiçekler her seyin anahtari, her sorunun çözümüdür.
44.Diger insanlarin duygularina çok önem vermeniz sizden beklenmez.
45.Çalisma saatlerinizin %90'ini seksi düsünerek geçirebilir ve tam verim alabilirsiniz.
46.Islanacaginiz bir ortama beyaz bir t-shirt ile gidebilirsiniz.
47.Üzerinde "H$$ktir ordan!" yazan bir t-shirt giyebilirsiniz.
48.Üç çift ayakkabi yeter de artar bile.
49.Araba tamircisine kolayca gidebilir ve hatta orada muz bile
yiyebilirsiniz. Basiniza bir sey gelmez.
50.Istedginizi söylersiniz ve insanlarin sizin hakkinizdaki düsüncelerini takmazsiniz.
51.Leonardo DiCaprio'nun hoslanilacak biri bile olmadigini daha kolay anlarsiniz.
52.Arkanizdan fazla kisi konusmaz; konussa bile aldirmazsiniz.
53.Sicak bir günde gömleginizi çikartabilirsiniz.
54.Yanliz yasiyorsaniz annenizin sizi ziyaret etmesi arifesi hariç evinizi
asla toplamayabilirsiniz.
55.Tüm tamirciler size gerçegi söyler, doru fiyati teklif eder ve pazarliga
daha açiktirlar.
56.En yakin arkadasinizla saatlerce oturup "Benden hoslaniyor olmali"
seklinde düsünmeden maç seyredebilirsiniz.
57.Sevgilinizin sizden ayrilmaya çalistigini ima ettigi cümleleri asla
yanlis anlamazsiniz.
59.Ruhsal durumunuz çok zor degisir.
60.Dünyaniz isediginiz yerdir.
61.Mekanik aletleri diger cinsten daha kolay kullanir, onlari yönetirsiniz.
62.Arkadasinizin yeni saç biçiminizi fark etmesi sizi pek ilgilendirmez.
63.Clint Eastwood'a hayran oldugunuzda için ona benzemek istemezsiniz ya da
benzemek için kilo verme geregi duymazsiniz.
64.Asla bir önceki benzin istasyonunun çalisanlarini begenmediginiz için
digerine 20 km yol almazsiniz.
65.Bir içecek sisesini açmanin en az 20 farkli yolunu bilirsiniz.
66.Ne giyerseniz giyin, bacaklarinizi farkli yönlere sonuna kadar açarak
oturabilirsiniz.
67.Ayni is . . . Fazla maas.
68.Gri saç ve kirisikliklar karizma katar.
69.Gelinlik - 200$, frak kirasi - 100$
70.Bir atista 400 milyon sperm ile 15 denemede dünya nüfusunu ikiye
katlayabilirsiniz - en azindan teorik olarak.
71.Diger insanlarin yemeklerine ve tatlilarina ilgi duymazsiniz.
72.Uzaktan kumanda sadece ve sadece sizindir.
73.Siz insanlarla konusurken asla gögüslerinize bakmazlar.
74.Eurosport'da ki birbirinden ilginç motor sporlari.
75.Formula 1.
76.Bir arkadasiniza hediye götürme geregi duymadan da ugrayabilirsiniz.
77.Bekarliga veda partileri kina eglencelerinden kat kat iyidir.
78.Annenizle normal ve saglikli bir iliskiniz vardir.
79.Erkek çocuklar aileler tarafindan -genelde- daha çok sevilirler.
79.Kolayca prezervatif alabilirsiniz. (Eczaci sizi çiplak olarak hayal etmez)
80.Banyoya gidip makyaj tazelemenize gerek yoktur.
81.Makyaj yapmaniza gerek yoktur!
82.Eger bir arkadasinizi arayacagim deyip aramazsaniz o arkadaslariniza sizin degistiginizi söylemez.
83.Bir gün uyandiginizda pis, yasli bir adam oldugunuzu fark edeceksiniz.
84.Muayyen gunleriniz olmadigi icin istediginiz zaman rahatlikla denize girebilirsiniz.
85.Ev hayvaniniz varsa onun yemek ve tuvaletiyle ilgilenmeyebilir, ama onunla oynayabilirsiniz.
86.Her durumu "$Ktir et" diyerek rasyonalize edebilirsiniz.
87.Prenses Di'nin ölümü sizin için sadece baska bir ölüm ilanidir.
88.Gegirmek normal bir seydir. Bunun zevkine varabilir ve hatta iyi
gegiriyorsaniz bu olay arkadaslariniz tarafindan saygi ile karsilanabilir.
89.Ruhsal durumunuz yüzünden seksüel bir sansi kaçirmazsiniz.
90.Steven Seagal gibi büyük bir sahsi yakindan anlayabilir, ona hayranlik duyabilirsiniz.
91.Normal disi bir durum hariç estetik ameliyata ihtiyaç duymazsiniz.
92.Mekanik bir dalgamatik çalismadiginda onu yumruklayip firlatabilir, bundan zevk alabilirsiniz.
93.Yeni ayakkabilar yüzünden büyük acilar çekmezsiniz.
94.Porno filmler tam sizin istediginiz gibi tasarlanmistir.
95.Herkesin doğum günü yada yilbaslarini hatirlamak zorunda degilsinizdir.
96.Birinden nefret etmek onunla seksüel bir yakinliginizin olmasini engellemez.
97.Arkadaslariniz asla size "Ee, degisik bir sey fark ettin mi" teklinde tuzaklar kurmazlar.
98.Internet ve olanaklari.
99.Cinsel organiınızla gurur duyabilir, ona isimler takabilirsiniz. Yaratici degilseniz "Osman" diyebilirsiniz.
100.Pamela Anderson.

2002'de Neler Oldu?

  • Otobüs şoförü `yandaki kazaya bakarken´ otobüsü devirdi; 6 ölü. (11 Şubat)
  • Bıçaklanan adamı arkadaşları, 5 dakika mesafedeki İzmit Devlet Hastanesi yerine "tanıdık doktor var" diyerek Gölcük´e götürürken yolda can verdi. (15 Şubat)
  • Kurban Bayramı´nın daha ilk dakikalarında 103 kişi kendini yaraladı; bir tosun da 5´inci kattan düştü! Japon turistler sokaklarda kurban kesen Türkleri kameralarla kaydetti.
  • Evine gelen elektrik faturasını gören Kemal Derviş "Bu faturalar herkese böyle mi geliyor? Bu millet buna rağmen isyan etmiyor ha... Türkiye´de isyan çıkmayacağına inandım" dedi.(25 Şubat)
  • Malatya´da hırsız, çaldığı malları koyduğu yerde bulamayınca polisi aradı! (27 Şubat)
  • Bursa´da Umut Semerci adlı genç "Bir Çift Yürek"i okuyup Aborjinlere katılmak üzere evden kaçtı. (4 Mart)
  • Bir adam halay çekerken kendini bıçakladı!
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için düzenleyeceği şenliğe çağıracağı isimleri açıkladı: Tecavüzden hapis yatan Doğuş ile kadın dövmeyi savunan İbrahim Erkal. (5 Mart)
  • Bülent Ecevit, dramatik bir tonla "Barış değil savaş istiyoruz" dedi; aynı gün Tayyip Erdoğan´ın sürç-ü lisanı "Kürdistan" oldu. (7 Mart)
  • Yozgat´ta Mc Davut´s´ adıyla köftecilik yapan adama Mc Donald´s uyarıda bulundu. Köfteci, "Mc Donald´s´a bir zarar verdiysek özür dileriz" dedi. (9 Mart)
  • Diyarbakır´da DGM katibi ile odacısı yargıcın kaşesi ile mührünü kullanarak Avrupa´ya iltica etmek isteyenlere para karşılığı "gıyabi tutuklu ve PKK´lı" belgesi verirken yakalandı!
  • Rize ve Giresun´da iki kişi kendi kestikleri ağacın altında kaldı. (11 Mart)
  • Konya´daki bir markette avakadonun yanında `kullanma klavuzu´ verilmeye başlandı. (15 Mart)
  • Trabzon´daki bir çiftin kızlarına, her gün önünden geçtikleri GİMA marketin ismini verdikleri ortaya çıktı.
  • Tunceli´de 3 bin kişi birahanede çalışan 8 kadına karşı yürüdü. (25 Mart)
  • Samsun´da kurusıkıya gerçek mermi koyan 2 kişi birbirini yaraladı. (29 Mart)
  • `Kümes Hayvanları Derneği´ adı altında horoz dövüştüren gruba Hayvan Dostları Derneği baskın yaptı; 4 kişi yaralandı.
  • Urfa´da 2 çete, 13 yaşındaki usta kapkaççı M.Y.´yi transfer etmek için otomobil önerdi; kavga çıktı, 11 kişi tutuklandı. (31 Mart)
  • Show TV´nin "Kaçak" adlı yarışmasında ki "kaçan adam",Bursa´da kendisini gören 10 kadar işgüzar tarafından "kaçak lan bu" denilerek dövüldü. (5 Nisan)
  • Kayseri´de "Ben Cebrail´im (Azrail bile değil!) hepinizin canınızı alacağım" diyerek tehditler savuran adam çevresinden 200 milyon lira haraç aldı. (21 Nisan)
  • Sinop´ta bomba dersi veren bir adam `gerçek bomba ile verdiği´ derste pimi 
    açık unutunca yaralandı. (26 Nisan)
  • Bursa´da iki adam, uzun yolculukta tek kapılı arabada arkada oturan ve 
    sürekli tuvalet ihtiyacı duyan arkadaşlarını başını mermere vurarak öldürdü. 
    (30 Nisan)
  • Bursa´da bir adam, fabrikada çayına çiş karıştırıp
    şaka yapan(!) 3 arkadaşını pompalı tüfekle öldürdü. (3 Mayıs)
  • Gaziantep´de bir adam yavru kazını yiyen kediyi pompalı tüfekle vurdu; 
    kedinin sahibi de döner bıçağıyla adamı öldürdü (19 Mayıs).
  • Silifke´li Ünal Pişirgen, inek maketinin içine koyduğu soğutucudan 
    `sağdığı´ ayrana `inek kola´ adını verdi.(22 Mayıs)
  • Vanlılar köy-kent projesi için gelen Dünya Bankası
    yetkililerine "Biz kent istemiyoruz, inek verin yeter" dedi. (28 Mayıs)
  • Bursa´da bir adam diğerini "Sol eliyle çorba içtiği için"öldürdü (29 
    Haziran).
  • Adanalı seyyar lokantacı Osman Çakmak, zabıtadan kaçmak için büfesini 
    raylı sistemle taşıdı. (8 Temmuz)
  • Kıyısında `içtiği´ Sapanca Gölü´nü `o kafayla´
    yüzerek geçeceği iddiasına giren Ali Pehlivan boğuldu. (10 Temmuz)
  • Konya´da akıl hastaları hasta bakıcının anahtarlarını çalarak kaçtı. (15 
    Temmuz)
  • Giresun´da çarpışan otomobillerde kavga çıktı 1 ölü; 2 yaralı. (15 
    Temmuz.)
  • Giresun´da cami avlusunda iskambil oynayan kardeşleri uyaran müezzin 
    öldüresiye dayak yedi. (19 Temmuz).
  • Adana´da döner ustası Yunus Şen, dürümün içindeki eti az bulan 
    müşterisince öldürüldü. (19 Temmuz.)
  • Sarhoş olup 5 ay önce taşındığı evi kendi evi zannederek içeri giren, 
    rahat rahat televizyon seyreden adam ev sahiplerinden yediği dayak nedeniyle 
    öldü. (22 Temmuz).
  • Adana´da oğlunun sünnet düğününde hep aynı şarkıyı
    çaldıran grupla tartışan adam bir kişiyi öldürdü (22 Temmuz).
  • İki komşu kadın TV sesinin yüksekliği nedeniyle gündüz kavga ettiler; gece 
    de eşleri kavga etti; 1 ölü. (24 Temmuz).
  • Gaziosmanpaşa´da 3 kafadarın, 370 metrelik elektrik
    kablosuyla yaptıkları ışıklı uçurtmayı halk UFO sandı. (27 Temmuz)
  • Rize´de boşanmadaki mal paylaşımında kavga çıktı; 1
    ölü, 5 yaralı. (10 Ağustos)
  • İzmit´te Ahmet Üstün´ü kaçırdığı genç kızın
    yakınları önce dövdü; sonra da 2 saat boyunca kırmızı bez parçalarından 
    yapılan bir dansöz kıyafeti ve topuklu ayakkabılarla mahallede `oynattı´. 
    (13 Ağustos)
  • Kolici katil, tahliye talebi reddedilince hakime saatini fırlattı. (24 
    Eylül)
  • Konya´da biri cami avlusuna krizde bakamadığı gerekçesiyle hamster 
    bıraktı.
  • Cihangir Parkı´nda Keje adlı dizinin çekimlerinde rol gereği biri 
    bıçaklandı. Tinerci Adil Çalışkan, "Güçsüz birine saldırmak olur mu?" 
    diyerek iki kameramanı kalçasından bıçakla yaraladı. (29 Eylül)
  • Diyanet İşleri eski Başkanı ve eski Devlet Bakanı Dr. Lütfi Doğan, 
    kadınların ne hissettiğini anlamak için evinde türbanla dolaştığını 
    açıkladı. (9 Ekim)
  • Tansu Çiller Kırklareli halkına, "Allah´ı size emanet ediyorum" diye 
    seslendi. (12 Ekim)
  • BBG üçüncü dönem birincisi Kaan´ın annesi İstanbul
    ikinci bölgeden bağımsız milletvekili adayı oldu; oğlunun fotoğrafıyla 
    dolaşıp "Bu çocuğu ben yetiştirdim" diyerek oy istedi.
  • Eskişehir´de, taraftarlar derneği başkanı Deniz
    Yılmaz´ı gözaltına alındı. Polis, Yılmaz´ın kendini duvara vurup 
    akciğerlerini patlattığını kaburgalarını kırdığını açıkladı.
  • Televole ekibi, taaa Kıbrıs´a kadar giderek Çağla
    Şikel´in mesajında adı geçen tostu yapan makineyi buldu!
  • Erzincanlılar, Arçelik reklamında "korkak" bir bekçiyi canlandıran Şafak 
    Sezer´e kızınca oyuncu özür diledi. (27 Kasım)
  • Samsun´da bir genç silahla Atatürk büstünü rehin aldı. Ertesi gün de büste çiçek koydu.
  • Kelebek İle Papatya

    Seviyor Sevmiyor!

    Kelebek İle Papatya
    Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri
    ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine
    güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin
    sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış.
    Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya başlamış. Dağlar tepeler aşmış,
    ormanın her yerini dolaşmış. Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye.
    Etrafına şaşkın şaşkın bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya görmüş. Bir anda afallamış. Ne
    düşüneceğini, ne yapacağını bilememiş. ıçinden “Ne muhteşem bir çiçek” diye geçirmiş. Ve vakit
    kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu.
    “Merhaba” demiş papatyaya, “sizi uzaktan gördüm ve yanınıza gelmek istedim.”. Nazlı papatya şöyle
    bir bakmış konuğuna ve “Merhaba” demiş, “bende yalnızlıktan sıkılmıştım zaten.”. Ve konuşmaya
    başlamışlar. Kelebek ona hayat hikayesini, nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri
    anlatmış.
    Papatyada ona kendinden bahsetmiş. Birbirlerinden gerçekten hoşlanmışlar. Kelebek bütün zamanını
    papatyayla geçirmiş. Gece olunca beraber yıldızları ve ateş böceklerinin danslarını seyretmişler.
    Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı güneşin yakıcı ışınlarından korumuş.
    Minik kelebek papatyayı çok sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış.
    Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaret edipte bunu papatyaya söyleyememiş
    bir türlü. Onu kırmaktan, incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş. Papatyada kelebeği çok sevmiş
    ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini. Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden
    kelebeği kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki sevgili yan yana, ama sevgilerini paylaşmadan sürekli
    sohbet etmişler.
    Böylece saatler saatleri kovalamış. Günler geçip de, kelebek artık zamanı kalmadığını, gücünün
    tükendiğini anlayınca, papatyaya dönmüş ve “Üzgünüm, ama senden ayrılmam gerekecek” demiş. Papatya
    buna bir anlam vermemiş. “Neden” demiş. “Yoksa benim yanımda mutsuz musun?”. “Hayır” demiş kelebek.
    “Bilakis, sen benim hayatıma anlam kattın. Fakat biz kelebeklerin ömrü sadece üç gündür. Ve ben de
    ömrümü tamamladım. Artık kelebeklerin hiç ölmediği bir yere gitmeliyim.”
    Papatya bu duruma çok üzülmüş. Ama yapacak bir şey yokmuş zaten. Kelebek artık hiç gücünün
    kalmadığını, daha fazla tutunamayacağını fark ettiğinde, son bir gayretle papatyaya “Sevi seviyorum”
    diyebilmiş ancak.
    Papatya donakalmış. Sadece “Bende…” diyebilmiş kelebeğin arkasından. Ardından da gözyaşlarına
    boğulmuş. ıçinden “Keşke onunda beni sevdiğini bilseydim. Keşke onu sevdiğimi söyleyebilseydim.”
    diye geçirmiş. Papatya, sevdiğinin onu sevdiğini bilmeden geçirdiği günlerin acısına dayanamamış.
    Bir süre sonra yaprakları önce solmuş, sonra da dökülmeye başlamış.
    Her düşen yaprakta papatya, içinden “seviyormuş” diye geçirmiş.

    İşte o günden beri, bunu bilen aşıklar,
    sevgililerine soramadıklarını hep papatyalara sormuş;
    seviyor mu? Sevmiyor mu diye…

    Komik mi acı mı? Siz karar verin...

    Komik mi acı mı? Siz karar verin...

     -WorldPerfect
    Bu şirketin müşteriye yardim hattında banda
    alınmış bir telefon konuşmasını okuyacaksınız.

     -Bu konuşma sonrası WorldPerfect görevlisi isinden
    kovuluyor. Kovulan görevli WorldPerfecti kendisini "Gerekçesiz"
    işten çıkardığı için mahkemeye veriyor. İste bu konuşmanın deşifresi.
    -WorldPerfect yardim hattı, buyrun, nasıl yardımcı olabilirim.
    -WorldPerfect'te bir sorun oldu.
    -Nasıl bir sorun?
    -Yazı yazıyordum, birden butun kelimeler gitti.
    -Gitti mi?
    -Yok oldu!
    -Ekranda su anda ne görüyorsunuz?
    -Hiç bir şey.
    -Hiç bir şey mi?
    -Yazdığım hiç bir şey ekrana çıkmıyor.
    -Hala WorldPerfect programında misiniz yoksa programdan çıktınız mi?
    -Bunu nereden bileyim.
    -Ekranda bir "C" harfi görüyor musunuz?
    -Bir "hece" mi
    -Bos verin. Ekranda yanıp sonen bir çizgi var mi?
    -Söyledim ya hiç bir şey yazmıyor.
    -Monitör üstünde yanan bir la
    mba var mi?
    -Monitör ne?
    -Ekranı olan yer, televizyon gibi. Çalıştığını gösteren küçük bir lamba var mi?
    -Bilmiyorum.
    -Monitörün arkasına bakin, oraya bir elektrik kablosu giriyor olması lazım. Görebiliyor musunuz?
    -Evet.
    -Harika, o kabloyu takip edin duva
    rda elektriğe bağlımı bana söyleyin.
    -Bağlı.
    -Harika.
    -Monitörün arkasına bakınca bağlı olan tek kablo mu gördünüz, yoksa iki tane mi?
    -Görmedim.
    -Tekrar bakar misiniz, ikinci bir kablonun da bağlı olması lazım.
    -Evet buldum.
    -Tamam, simdi onu takip edin b
    ilgisayara bağlı mi diye bakin.
    -Kabloya ulaşamıyorum.
    -Ulaşmayın, bağlı mi diye bakabilir misiniz?
    -Olmuyor.
    -Bir şeyden destek alıp eğilip bilgisayarın arkasına baksanız...
    -Eğilmek dert değil, karanlık olduğu için bakamıyorum.
    -Karanlık?
    -Ofisin ışıkları kapalı, pencereden gelen ışık yetmiyor.
    -Ofisin ışıklarını yakın.
    -Yanmaz.
    -Neden?
    -Elektrikler kesik.
    -Elektrikler mi kesik. Tanrım.! (kısa bir sessizlik)
    Bilgisayarın kutusu, kitapları herşeyi duruyor mu?
    -Evet dolapta.
    -Simdi bilgisayarı sokun, aynen
    aldığınızdaki gibi paketleyin ve aldığınız dükkana iade edin.
    -Durum bu kadar kotu mu?
    -Korkarım öyle!
    -Peki tamam. Onlara ne diyeceğim?
    -"Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalım" diyeceksiniz.

    - Compaq "Press any key"(herhangi bir tuşa basın)komutunu
    "Press return key" sekline dönüştürmeyi düşünüyor Neden? Any(herhangi)
    tuşu nerede sorusuna cevap vermekten bıkkınlık gelmiş.

    - Bir müşteri,üzerinde "toz koruyucu" olduğunda fareyi kullanmakta güçlük çektiğinden dert yanmış. Toz koruyucu dediğinin farenin plastik paketi olduğu ortaya çıkmış. Disketlerinin hatalı olduğunu savunan müşteriye "disketleri satıcıya yollayın"denmiş. Satıcının eline gecen mektuptan disketlerin fotokopileri çıkmış.

    - Dell şirketinin bir müşterisi bilgisayarının faks çekememesinden şikayet etmis.40 dk lık bir telefon görüşmesi sonucunda adamın kağıdı monitöre dayayıp "Gönder" tuşuna bastığı ortaya çıkmış.

    - Bir IBM müşterisi dokumanı yazıcıya aktaramadığından şikayet etmiş."Bilgisayar yazıcıyı görüyor mu?"sorusuna karşılık "Ekranı bilgisayara doğru çevirdim ama hala görmüyor."cevabini almış.

    - Yeni aldığım bilgisayar çalışmıyor diye Dell firmasını arayan kadın sürekli "Ayak pedalına basıyorum makinadan hiç ses gelmiyor." demiş."Ayak pedalı"dediğinin fare olduğu ortaya çıkmış.

    -Bir IBM müşterisi:---İlk disketi sürdüm. İkincisini
    sürerken çok zorlandım. Üçüncüsü asla içeri girmiyor. Müşteri "İkinci diski surun" komutunda birinciyi çıkartmak gerektiğini kavramamış.

    -Nowell Netwire'in unlu hikayesi:
    Netwire:Buyrun Sistem Operatörü.
    Adam:Bilgisayarın kahve taşıyıcısı kırıldı. Garanti kapsamındayım,ne yapmam lazım?
    Netwire:Kahve taşıyıcısı mı?
    Adam:Evet bilgisayarın önündeki.
    Netwire:Pardon tam olarak anlamakta güçlük çekiyorum. Bu kahve taşıyıcısını nereden aldınız?Promosyon falan mi?Üzerinde bir marka var mı?
    Adam:Bilgisayarla birlikte geldi. Promosyon olup olmadığını
    bilmiyorum Üzerinde 4X yazıyor.
    CD-Rom sürücüsünun kahve taşıyıcısı olarak algılandığını anlayan Netwire görevlisinin bu yanıt karsısında ne hale geldiğini siz düşünün.